DEPREM VE YÖREMİZ

                        Üzerinde yaşadığımız hesaplanabilen yaşı 4,6 milyar yıl olan dünyamızda medeniyetlerin kurulduğu çağlardan beri çeşitli tarihi kayıtlarda rastlanan deprem ile ilgili yazılar ana doğal afetlerin içerisinde bambaşka bir anlam kazandırmaktadır. Zira deprem oluş şekli, bıraktığı maddi ve manevi izler dolayısıyle sinsi bir doğal afet olması nedeniyle her çağda korkulan bir doğa olayı haline gelmiştir.

                          21. yüzyıla kadar bilimin hızla ilerlemesine rağmen insanlar depreme karşı yinede çaresizlikler içersinde kalmışlardır. Çünkü deprem çok geniş alanlarda hissedilmesi, ani olması ve şok etkisi yaratması ve önceden saptanamaması nedenleriyle derin izler bırakmaktadır.

Yer küremizin oluşumu

                         

                         Deprem nedir?

                          Depremin kısaca tanımı; yer kabuğu içersindeki belli bir kaynaktan ani olarak çıkan titreşimlerin yeryüzünde hissedilmesi veya yeri sarsmasıdır. Üzerinde yaşadığımız dünyamız içten dışa doğru ÇEKİRDEK-MANTO-LİTOSFER diye adlandırdığımız  üç ana kısımdan oluşmaktadır. Cisimler kendilerine uygulanan sıkışma ve gerilme kuvvetlerine, deformasyon ile cevap verirler. Bazı cisimler kuvvet karşısında kırılır, bazıları kıvrılır veya şekil değiştirirler. İşte bu kıvrımlar sonucunda eğer iki kara parçası ayrılmış, belli doğrultuda uzaklaşmış ise bu yapıya FAY adı veriyoruz. Ülkemizde artık herkesin bildiği gibi belli başlı üç adet fay hattı vardır.

1-Tüm Kuzey Anadolu’yu kapsayan Kuzey Anadolu fayı,

2-Akdeniz üzerinde kuzey doğuya doğru uzanan Doğu Anadolu fayı,

3-Ege Bölgesini kapsayan, Ege graben bölgesidir.

                         Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.

                          AYDIN MERKEZİNİN YERALTI ÖZELLİKLERİ:

                          Şehrin kuzeyindeki yüksek kısım yamaç molozu ve toprakla örtülü iri çakıllı, sert yapıda konglomeralarından oluşmuştur. Meskun yerin orta kısmına doğru konglomeraların ayrılmış ve toprakla karışık parçalarına rastlanır. Demiryolu altındaki düzlük ise, kuterner yaşlı kil, kum ve çakıldan ibaret alüvyonlu bir sahadır.

                          Yer altı suyu: Şehrin aşağı kısımlarında 5-6 cm. derinlikte güneye doğru, ova kısmında ise 1-2 metre su seviyelerine rastlanır. Ovada genellikle zengin akiferlerbulunur. Verimlilik derecesi iyi olup, bol su alınabilir.

                           Deprem Özelliği: 1. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir. Aydın-Nazilli fayı şehrin 2 km kadar kuzeyinden geçmektedir. Çok hafif olan Büyük Menderes çukurluğu içinde bulunması nedeniyle, bir çok büyük depremler geçirmiştir. Şehrin güney kısımlarının zemini kuzeye nazaran deprem yönünden daha tehlikelidir. Yer altı suyunun 5 metreden yüksekte bulunduğu sahaların deprem şiddetini artırıcı rol oynayacağı unutulmamalıdır.

                           a) Aletsel dönemde merkezi Aydın (merkez) olan depremler

                           23 Şubat 1901        M=4,6

                           07 Ağustos 1910    M=5,3

                           27 Ekim 1977         M=4,7

                            b) Aletsel dönemde Aydın (merkez) da hissedilen depremler

                            16 Temmuz 1955     Io=5 (Söke Balat depremi)

                            25 Nisan 1957          Io=5 (Fethiye depremi)

                            04 Mayıs 1966         Io=5 (İncirliova depremi)

                            AYDIN’DA TARİHSEL DÖNEMDE MEYDANA GELEN DEPREMLER 

a)       23 Şubat 1953 Aydın Depremi

                             Bu depremde Aydın’ın yarısında evler ve camiler yıkılmış, meydana gelen yarık ve çatlaklardan sular fışkırmış, 3000 kişi ölmüş, Nazilli ve Denizli’de büyük tahribatlar meydana gelmiştir.

b)       20 Ağustos 1895 Aydın Depremi

                            Aydın’da oldukça büyük hasar meydana gelmiştir. Şehrin ova kısmında alçalmalar olmuş, demiryolunu kesen bir kırık nedeniyle raylarda kıvrılmalar meydana gelmiş, şehrin doğusunda görülen alçalmanın değeri 1 metreye ulaşmıştır. Maksimum düşey yer değiştirme 4 metreye yaklaşmış ve bu değer doğuya doğru 100 metre izlenebilmiştir.

c)       20 Eylül 1899 Nazilli  Depremi

                             Deprem büyük mal ve can kaybına neden olmuştur. Nazilli’de Ağa ve Çarşı camileri yıkılmıştır. Aydın ve Nazilli arasındaki köyler büyük hasar görmüş ve pek çok kişi ölmüştür. Büyük Menderes çukurluğunun eksenine paralel toplam uzunluğu 50 km’yi bulan kırıklar oluşmuş, güney blok 1,5 metre alçalmıştır. Aydın’da bu depremde yıkılmış olan Sebil ile Eski Yeni Cami arasında DGD-BKB gidişli 400 metre uzunluğunda 1 metre genişliğinde bir yarık açılmıştır.

 

AYDIN’DA TARİHSEL DÖNEM DEPREMLERİ (Io>8)

  TARİH Enlem   Boylam Şiddeti Gözlemsel Dış Merkez
M.Ö 1400 37 40               28 15 9 Nazilli ovasında çok büyük hasar
M.Ö 160 37 85               28 04 8 Bölgede büyük hasar
M.Ö 40 37 86               28 06 8 Bölgede büyük hasar
M.Ö 31 37 85               27 84 8 Aydın’da tahribat
M.Ö 26 37 85               27 84 8 Aydın’da tahribat Sakız adasına kadar duyuldu
M.Ö 11 37 84               27 84 8 Aydın’da tahribat
M.S 17 37 85               27 30 10 İzmir,Efes,Aydın,Manisa ve Alaşehir’de tahribat
M.S 138 37 86               28 06 8 Aydın-Nazilli yöresi
M.S 244 37 86               28 06 8 Aydın-Nazilli yöresi
M.S 262 37 86               28 05 8 Aydın-Nazilli yöresi
M.S 747 37 85               28 08 9 Bölgede 600 şehir tahrip oldu.
23.02.1653 37 93               28 35 10 Aydın, Nazilli ve Denizli’de tahribat
M.S 1744 37 93              28 35 8 Nazilli tamamen yıkıldı.
20.08.1895 37 85              27 84 10 Aydın’da oldukça büyük hasar
20.09.1899 37 90              28 10 9 Nazilli’de büyük hasar

 

AYDIN’DA ALETSEL DÖNEM DEPREMLERİ (M>5)

 M=MAGNİTÜD (RİHTER ÖLÇEĞİNE GÖRE

TARİH ENLEM-BOYLAM MAGNİTÜD DERİNLİK KM. DIŞ MERKEZ
13.11.1918 37  50       27 50 5,5 25 Kuşadası
01.05.1954 37  88       27 39 5,0 30 Söke Yöresi
01.05.1954 37  77       27 12 5,5 40 Söke Yöresi
16.07.1955 37 65        27 26 6,8 40 Söke Yöresi
04.05.1966 37 74        27 71 5,2 38 Koçarlı
07.05.1966 37 75        27 79 5,3 9 Koçarlı

 

DEPREM KONUSUNDA SIKÇA SORULAN SORULAR

Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
1900 den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta Şilide olmuştur (magnitude 9.5 Mw).

Yeryüzünde en az sallanan kıta hangisidir?
Depremi en az olan kıta Antartikadır.

Magnitüd ve Şiddet arasındaki fark nedir?
Magnitüd depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

Depremin Magnitüdü Nedir?
Depremin Magnitüdü, belli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır.

Depremin Şiddeti Nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüe alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeğidir (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır

Richter Ölçeği nedir?
Satılmaz. Richter Ölçeği bir alet değildir; depremin magnitüdünü tanımlayan matematiksel bir formüldür.

Artçı Deprem (Aftershock) nedir?
Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

Artçı Depremler (Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder?
Belli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da...

Depremin süresi ne kadardır?
İki - Üç dakika.

Depremler önceden belirlenebilir mi?
Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.

Fay nedir?
Yerkabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.  

Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir?
Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun uzunluğu yaklaşık 1200 km dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

Deprem olan her yerde fay varmıdır?
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

P ve S dalgası nedir?

         P dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğun yapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür.

         S dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı P dalgası hızının %60'ı ile %70'i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisi yüksektir.

Sıvı Etkisi (Liquefaction) nedir?
Kum-kil gibi gevşek malzemeden oluşan katmanların deprem sırasında sıvıların çalkalanmasına benzer bir özellik göstermesidir.

Magnitüdlerine göre 1 yılda tüm dünyada kaç tane deprem olmaktadır?
(USGS ten)

Tanım

Magnitüd

Yıllık Ortalama

Çok Çok Şidetli (Great)

8 >=

1

Çok Şiddetli (Major)

7 - 7.9

18

Şiddetli (Strong)

6 - 6.9

120

Orta Şiddette (Moderate)

5 - 5.9

800

Hafif (Light)

4 - 4.9

6,200 (tahmini)

Çok Hafif (Minor)

3 - 3.9

49,000 (tahmini)

Çok Çok Hafif (Very Minor)

< 3.0

Magnitüd 2 - 3: günde yaklaşık 1,000
Magnitüd 1 - 2: günde yaklaşık 8,000

Aletle deprem ölçümü ilk kez ne zaman yapılmıştır?
İlk sismoskop M.S. 132 yılında Çinli filozof Chang Heng tarafından icat edilmiştir. Bu aygıt ayaklı bir vazo üzerine eşit aralıklarla yerleştirilmiş 8 tane ejderha başı ile vazonun ayağı üzerine yerleştirilmiş 8 tane kurbağadan oluşur . Kurbağların açık olan ağızları ejderhalara doğru dönüktür. Deprem sırasında ejderlerden bazıları ağızlarındaki bilyeyi kurbagaların ağzına düşürür. Hangi ejderin bilyesi düşmüşse sarsıntının doğrultusu o yödedir. Aletin kendi bulunduğu yerde hissedilemeyen yaklaşık 750 km uzaklıklardaki depremleri algılayabildiği söylenmektedir. Aletin gövdesini oluşturan vazonun içerisinde ne tür bir düzenek olduğu bilinmemektedir. Bu konudaki en yaygın görüş, vazo içerisine çok duyarlı bir sarkaç'ın yer aldığı görüşüdür.

Deprem nerelerde oluşur?
Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve bu kesimler hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.

       1. Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı): Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelandayı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremleri %81'i bu kuşak üzeride gerçekleşir.

      2. Kuşak (Alpine): Endonezya’dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalaya’lar ve Akdeniz üzerinden Atlantik okyanusuna ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin %17'si bu kuşakta oluşur.

     3. Kuşak (Atlantik): Bu kuşak Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

Depremden hemen sonra yapılması gereken en önemli şeyler nelerdir?

  1. Kendinizin ve bulunduğunuz yerdekilerin yaralanıp yaralanmadıklarını kontrol edin ve gereken ilk yardımı yapın.
  2. Ayakkabılarınızı giyin.
  3. Bulunduğunuz yerin emniyetli olup olmadığını kontrol edin. Gaz, su ve elektrikle çalışan her şeyi kapatın; bulunduğunuz yapının hasarını (baca yıkılmaları, duvar çatlakları ve temeldeki hasarları) kontrol edin ve artçı sarsıntılardan etkilenip etkilenmeyeceği konusunda belirlemelerde bulunun.
  4. Çevreye dağılan malzemeleri toplayın.
  5. Radyonuzu açın. Yetkililerin, hayati önem taşıyan, uyarı ve açıklamalarına aynen uyun.
  6. Acil durumlar dışında telefonunuzu kullanmayın.

Türkiyede kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939 Erzincan’da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33 000 kişi ölmüştür.

Kaynaklar: İTÜ, KANDİLLİ RASATHANESİ

TEŞEKKÜRLER.....