İLKYARDIMI ÖĞRENİN HAYAT KURTARIN...
İlkyardım,
hasta veya yaralı kişiye, daha ciddi bir tıbbi yardım uygulanmadan önce yapılan
ilk bakımdır. İlkyardımın amacı, durumun kötüleşmesini önlemek için
aktif olarak müdahale etmek, yaşam desteği sağlamak, yaralının etkin
tedavisini başlatmak, zararı en aza indirmek ve yaşam kaybını önlemektir.
İlkyardım tıbbi bakımın bir alternatifi değildir. Ancak ilkyardım eğitimi
alan kişiler, durumu ve aciliyetin derecesini tayin etme ve profesyonel tıbbi
yardım ulaşana kadar yapılabilecek en doğru şeyleri belirleme yeterliliğine
sahiptir.
Yaralanmanın, ölüm olaylarının dördüncü ana nedeni olduğu düşünülürse,
ilkyardım eğitiminin gerekli olduğu çok açıktır. Düşmeler en sık
rastlanan yaralanma sebebidir. Ancak trafik kazaları en ölümcül olanıdır.
Yaralanma ölümlerinin %22’si trafik kazaları sonucu oluşmaktadır.
İlkyardım inceleme ve araştırmayla başlar. Bir yaralıya yaklaşmadan önce
olay yerinde, yaralı ve kurtarıcının hayatını tehlikeye atabilecek faktörlerin
önlenmesi gerekir. Daha sonra yapılan ilk inceleme, yaralının hayatını
kurtaracak işlemlerin hemen uygulanmasının gerekip gerekmediğini belirler.
UNUTMAYIN
! ZAMANINDA YAPACAĞINlZ BASİT VE ETKİLİ BİR YARDIMLA, HASTA YA DA
YARALININ HAYATINI KURTARABİLİRSİNİZ.
İLKYARDIMIN
TEMEL AŞAMALARI:
İlk
önce yaralının genel sağlık durumu değerlendirilir. Yaralının omuzlarına
hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadığı saptanır.
Derhal ambulans çağırılır.
Yaralı, boynu ve başı sabit tutularak sırt üstü yatırılır.
Yaralının bilinci kapalı ise çenesi yukarı kaldırılarak başı geride
tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatması önlenir.
Yaralının nefes alıp almadığına bakılır. Nefes almıyorsa ağzından
veya burnundan suni teneffüs yapılır. Nefes verirken göğüs kalkıyor mu
diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarında akciğerlerden hava boşalması
beklenmelidir.
Kan dolaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için nabız
kontrol edilir. Nabız, adem elması ve boyun kası arasındaki bölgeye, üç
parmakla hafifçe bastırılarak kontrol edilir.
Yaralının nabzı yoksa kalp masajına başlanır. Temel yaşam desteği tek kişi
ile yapılıyorsa 15 kalp masajı ve 2 tam nefes şeklinde tekrarlanarak
uygulanmalıdır. İki kişi ile ise 5 kalp masajı 1 nefes şeklinde uygulanır.
Temel yaşam desteği, sadece solunumu ve kan dolaşımı durmuş kişilere
uygulanır.
Eğer nabız var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir.
Solunum ve kan dolaşımı sağlandığında temel yaşam desteği kesilmelidir.
SOLUNUMUN
DURMASI :
Yapay
solunumun en basit ve etkili metodu, hastanın akciğerlerine kendi nefesinizi güçlü
bir şekilde üflemektir. Ağızdan ağıza solunum, solunumu çok zayıf ve düzensiz
olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verişinizi, hastanın nefes
verişine göre ayarlamanız gerekir.
En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra, ağızdan ağıza solunuma
başlayın. Bu sırada hasta, sert bir zeminde, sırtüstü yatmalıdır.
Eğer boyun yaralanmasından şüphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanın başını
çene kemiğinden yukarı doğru çekerken diğer elinizle de alnına bastırarak
başın geride kalmasını sağlayın. Eğer boyun yaralanmasından şüpheleniyorsanız,
hastanın başına veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanın başını sarsmadan
sadece çenesini nazikçe kaldırarak nefes borusunu açmaya çalışın.
Eliniz hastanın alnındayken başparmağınız ve işaretparmağınızla burun
deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine
yerleştirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin.
Her nefeste hastanın göğsünün kalktığını görmelisiniz.
Hastanın göğsü genişlediğinde nefes vermeyi kesin. Ağzınızı çekin ve
yüzünüzü hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylelikle kulağınız
hastanın ağzı seviyesinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden havanın çıkışını
dinleyin ve göğsün inişini izleyin. Daha sonra solunum işlemlerini
tekrarlayın.
Hastanın bilek veya boyun damarından nabzını kontrol edin. Eğer nabız
yoksa ve kalp masajı eğitiminiz varsa kalp masajına başlayın. Buna hasta
kendiliğinden solunuma başlayıncaya veya tıbbi yardım gelene kadar devam
edin.
Ağızdan buruna solunum:
Eğer
hastada yüz yaralanması varsa kişinin ağzına nefes vermekte zorlanırsınız.
En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra hemen ilkyardıma başlayın.
Kişiyi sert bir zemin üzerinde sırtüstü yatırın.
Bir elinizi hastanın çene kemiğine yerleştirip, yukarı doğru kaldırırken
diğer elinizi hastanın alnına koyun ve çeneyi yukarı doğru iterken alnı aşağı
doğru bastırarak hastanın başına pozisyon verin.
Derin bir nefes alın ve ağzınızla hastanın burnunu kapatın.Hastanın ağzını
da çenesini iterek kapalı tutun. Hastanın burnuna kuvvetle nefesinizi verin.
Ağzınızı çekin, hastanın çenesini açın ve havanın çıkışına izin
verin. Bu işlemi 5 saniyede bir tekrarlayın.
Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs:
Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs işlemi yetişkinlerdekine benzer,
sadece ağzınızla çocuğun hem ağzını hem de burnunu kapatmalısınız. Çocuğun
başını çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tıkanabilir. Nefesleriniz
daha yumuşak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes),
bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocuğun göğsü
kalkmaya başlayınca nefes vermeyi kesin. Her nefes veriş öncesinde yeniden
nefes alın.
KALP
KRİZİ :
Kalp
krizi yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarların
daralması veya tıkanmasına bağlı olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan
ve oksijen gitmemesi sonucu oluşur. Eğer bu kan ve oksijen yetersizliği uzun
sürerse kalp kaslarının bir bölümü ölür.
Kalp krizi belirtileri, aşağıdakilerden birkaçını ya da hepsini içerebilir.
Santral göğüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basınçla hissedilen,
sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sırt
ortası ve mideye vuran göğüs ağrısı, aşırı terleme, bulantı, kusma,
yoğun halsizlik, akıntı, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tırnaklar
ve nefes darlığı. Kalp ağrısı hazımsızlıkla karıştırılabilir. Eğer
ağrınızın sebebinden emin değilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi
ele alın. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve aşağıda verilen
ilkyardım talimatlarını uygulayın.
Kalp krizi tedavisi, hastanın bilincinin kapalı ya da açık olmasına göre
değişir.
A)
Bilinci Kapalı, Nefes Almayan Hasta:
En
yakın acil sağlık kuruluşunu arayın, daha sonra müdahaleye başlayın. Kişiyi
sert, rahat bir yere sırtüstü yatırın. Elinizi hastanın çenesine koyup
yukarı kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyup aşağı bastırarak
başını arkaya yatırın.
Hastanın alnındaki elinizin baş parmağınız ve işaret parmağınızla
hastanın burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın
ağzı üzerine sıkıca bastırın ve iki yavaş, derin nefes verin. Arada
tekrar derin bir nefes alın ki hastaya taze hava verebilesiniz. Göğüs
kafesinin yükseldiğini görene dek hava üflemeye devam edin.
Hastanın göğsü yükseldiğinde hava vermeyi durdurun. Ağzınızı çekin ve
başınızı hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylece kulağınız hastanın
ağzının üzerinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden hava çıkışını
kulağınızla hissedin ve dinleyin ayrıca göğsün alçaldığını gözlemleyin.
Bu solunum işlemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün.
Kişinin bilek ya da boyun atardamarını 5-10 saniye boyunca nabız için
kontrol edin. Eğer nabız yoksa, kalp masajı eğitimi aldıysanız kalp masajına
başlayın. Suni solunum kalp masajı sırasında da sürdürülmelidir. Bu işlemi
tıbbi yardım gelinceye ya da hasta nefes almaya başlayıncaya kadar sürdürün.
B)
Bilinci Açık Hasta:
En
yakın acil sağlık kurumunu arayın, ilgiliye olası bir kalp krizini ve
oksijen ihtiyacını iletin.
Hastayı nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayı
zorlaştırır.
Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevşetin. Hastayı bir
battaniye ya da palto ile sararak sıcak tutun.
Hastayı sakinleştirin ve rahatlatın ama herhangi bir şey yedirip içirmeyin.
Eğer ambulans bulunamıyorsa hastayı en yakın hastanenin acil servisine götürün.
Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu başlarsa yukarıdaki adımları
izleyebilirsiniz.
BİLİNÇ
KAYBI :
Bilinç
kaybı sadece koma durumu için geçerli bir tanımlama değildir; aynı zamanda
kişinin uykulu, dikkatinin dağınık ve varlığınıza tepki veremediği
durumlar için de söz konusudur. Beyin travması (kaza veya darbe sonucu), kan
kaybı, oksijensiz kalma (boğulma), metabolik bir hastalık (diabet) veya ilaç
nedeniyle zehirlenmeler sonucu oluşabilir. İlk olarak en yakın acil sağlık
kuruluşunu arayın sonra ilkyardıma başlayın.
Not: Eğer omurilik zedelenmesinden şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa
yerinden kımıldatmayın. Omurilik zedelenmesi söz konusu değilse omurgayı
esnetmeden, hastanın başını ve vücudunu eş zamanlı olarak yana çevirebilirsiniz;
ancak baş ve vücudun birbirleriyle olan konumlarını bozmayın. Bir insanın
bilinci yerinde değilse normal refleksler ve kasların gevşekliği kaybolur.
Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin boğazı tıkaması veya ağızdaki
yabancı cismin nefes borusunu tıkamasıdır. Nefes borusunu açıp solunumu sağlamış
olsanız da asla baygın birisini yalnız ve müdahalesiz bırakmayın.Komaya
giren bir insanın nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.
İlkyardım
Pozisyonu
Omurilikteki
bir hasardan şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın.
Gerekli herşeyi yaptıktan sonra acil tıbbi yardımı beklerken hastayı
ilkyardım pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasını
sağlayacak şekilde olmalıdır.
Yanına diz çöküp kolunu başının arkasına atın
Karşı taraftaki kolunu göğsünün üstüne koyun ve bacağını dizinden büküp
kendi tarafınızdaki bacağın üzerine koyun
Dikkatlice başı da vücutla birlikte kendinize doğru bir elinizle döndürün
ve diğer elinizle yüzünü koruyun
Başını geri itin, çeneyi öne çıkarın ki rahat nefes alsın ancak çeneyi
vücuttan daha alçakta tutun ve sıcak tutun
YARALANMA
VE ŞİDDETLİ KANAMALAR :
Yırtılmış
bir atardamar nedeniyle çok kısa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir.
Şiddetli kan kaybı kişiyi şoka ve bilinç kaybına götürebilir ve eğer
durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetişkin bir insan 1.5 litre kadar kan
kaybederse ya da bir çocuk yarım litre kan kaybederse, kan kaybı şiddetli
kabul edilir.
Yaralı bir atardamarın duvarlarındaki kaslar yarayı kapatmak için pıhtı
oluşumuyla birlikte kasılacaktır. Eğer pıhtılaşma herhangi bir nedenle
gerçekleşmezse kanamanın kontrolü çok daha zor olacaktır. En yakın acil
sağlık kuruluşunu arayın ve ilkyardıma başlayın.
Küçük yaralanmalarda kanama kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak derin
bir yarada kan o kadar hızlı akar ki pıhtı oluşumuna fırsat kalmaz. İlk
yardımın amacı kanı mümkün olduğunca kısa sürede durdurmaktır.
Kişiyi sırtüstü yatırın ve mümkünse yaralı kısmı yukarı kaldırın.
Bu kan akışını azaltacaktır.Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay
hareket ettirilebilen cisimleri yaranın içinden çıkarın ama derine saplanmış
cisimlere dokunmayın.
Temiz bir bezle yaranın tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basınç
uygulayın. Yaranın ağzı açıksa her iki kenarı da birbirine doğru itin. Eğer
yaranın içinde herhangi bir şey varsa basıncı cismin çevresine uygulayın,
üzerine değil.
Sağlam ve temiz bir bandajla yarayı sıkıca sarın. Eğer hazırda bir bandaj
yoksa bir parça temiz bez kullanın. Turnike kullanmayın.
Eğer kan, bandajın dışına taşarsa bandajı çıkarmayın. Onun yerine üzerine
biraz daha bez koyun ve sıkıca bağlayın
Burun
Kanamaları:
Sık
rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travması sonucunda burun veya kulaktan
kanama, kafatası kırığı olduğunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip
kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastırılmalı ve hasta mümkün
olduğunca çabuk acil sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.
Diğer nedenlerle oluşan kanamalarda, burun deliklerini sıkarak veya üst
dudak ile dişetleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirerek basınç
uygulanır. Hastayı oturtun ve başını öne eğin. Hastanın sakin olmasını
sağlayın ki endişelenerek kan basıncının artmasına sebep olmasın. Burnun
üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara rağmen kanama devam ederse hastayı en
yakın sağlık kuruluşuna götürün.
KIRIKLAR
VE ÇIKIKLAR :
Röntgen
olmaksızın bir kemiğin kırık olup olmadığını belirlemek her zaman mümkün
değildir. Eğer emin değilseniz, yaralanmaya sanki kırıkmış gibi yaklaşın.
Eğer kişi çok ağrılıysa, yaralı bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine
ağırlık veremiyorsa ya da yarada şekil bozukluğu varsa kırık veya çıkıktan
şüphe edin.
Çıkık bir kemiği yerine oturtmaya çalışmayın. Bu sadece bir uzman tarafından
yapılabilir. Kolu veya bacağı bulduğunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve
yaralıyı hastaneye götürün. Eğer yaralı hareket edemiyorsa ambulans çağırın.
Hastanın birşey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanın kemiklerini
genel anestezi altında düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanın kusmasına
neden olabilir. Kişiyi sıcak tutun ve şok olasılığı açısından sürekli
izleyin.
Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kişiyi olabildiğince az hareket ettirin.
Hareket, kırık kemikleri daha da ayırır ve organları yaralayabilir. Açık
bir yara varsa temiz bir bez parçasıyla kapatın.
Tespit Uygulaması:
Tespit
genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kırığın daha da kötü olmasını
engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanın nakli veya tıbbi yardımın
gecikeceği durumlarda önem taşır. Tespit malzemesinin sert olması gerekir.
Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasını engelleyecek derecede uzun
olmalıdır. Tespit, tahtalarla, karton parçalarıyla, gazetelerle yapılabilir.
Kırık bir üst kol veya bacak için yaralı uzvu tespit etmeden önce kol ile
gövde arasına veya bacaklar arasına destek koymak gerekir. Tespiti bağlamak
için bez (bandaj, kravat vb.) kullanın.
Kırık ön kol:
Hastanın
ön kolunu 90 derece açıyla vücuduna yapıştırın, avucu göğsüne
gelirken başparmağı yukarı doğru olmalı. Ön kola tespit uygulayın.
Tespit dirsekten el bileğine kadar uzanmalı. Tespiti, kırığın altından ve
üstünden bağlayın. Ön kolu boyundan geçen geniş bir sargı ile parmakların
dirsekten biraz daha yukarı seviyede olmasını sağlayacak şekilde asın.
Yaralı bacağın sağlam bacağa tespiti:
Nazikçe
yaralı bacağın dizini düzeltin. İki bacak arasına bezler koyun. Yaralı
bacağı diğer bacağa birkaç yerinden bağlayın, ama kesinlikle tam kırık
üzerinden olmasın. Eğer iki geniş tespit bulma olanağınız varsa bunları
kullanmak en idealidir. Tespitler bacağın tüm uzunluğu boyunca olmalıdır.
Omurga Yaralanmaları
Eğer
hastanın boyun veya omurgasında ciddi ağrı varsa, kol veya bacaklarında his
kaybı varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmişse omurga kırığı veya
çıkığı olabilir. Bu tip vakalarda, hastanın hayatı tehlike altında değilse
veya kusmaya bağlı olarak boğulmuyorsa, hastayı kıpırdatmamak gerekir. Eğer
hastayı hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalısınız. Beli
veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayı kapı, masa, ütü masası
veya geniş bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerleştirmelisiniz.
BURKULMA
VE GERİLME :
Kasta
veya tendonlardaki yırtılma, gerilme; bağlardaki veya eklem kapsülündeki yırtılma
ise burkulma olarak tanımlanır. Burkulma ve gerilme dokuların aşırı
zorlanmasından olur. İki yaralanma için de belirtiler aynıdır. Ağrı, şişme
ve morarma... Ciddi burkulmalar sanki kırıkmış gibi tedavi edilmelidir. Ağrı
ve şişmeyi azaltmak için soğuk su ya da buz torbası kullanılır. Eklem
veya kası, elastik “8” şeklinde bandajla sarın ve 1-2 gün için üstüne
bastırmayın. ”8” şeklinde bandaj uygulamasını ayak çevresinde 1-2 kez
dairesel olarak sarın. Bandajı diagonal olarak ayağın üstünden ve bileğin
çevresinden geçecek şekilde bağlayın; bandajı ayağın üstünden aşağı
doğru ve ayağın tabanından geçirin. “8” şeklindeki dönüşlere devam
edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacağın altı kaplanana kadar
bandajlayın; bant ya da klipsle bandajı sabitleyin.